Deneme yazısı bir

Deneme yazısı bir

Sisteme katılmış biri, size, kendisine öğretildiği üzere “çok kazandıran bir iş var, sana söz vermiyorum (!) ama eğer kafana yatarsa beraber çalışabiliriz” derken, aslında şunu diyordur: “benim para kazanabilmem için seni ikna etmeye ihtiyacım var lütfen sen de bize katıl”.

Elbette bunu bu şekilde dile getirecek değildir. Çünkü “sana söz veremem” cümlesinin muhatap üzerindeki etkisi dahi hesaplanıp, ikna yönteminin bu ve benzer şekillerde yapılması, eğitim sisteminden geçenlere öğretilmiştir. Görüldüğü gibi sistemin eğitim şekli, kendi devamını sağlayabilmek için hizmetçilerine taktikler vermekten ibarettir. Üyeler bu taktikleri kendi arkadaşları ve dostları üzerinde deneyeceklerdir. Denilebilir ki, “insanlar bu gibi teknikleri kişisel gelişim kitaplarından öğrenip hayatlarında uygulayabilirler, bu salt quest’in sorunu değil”. Burada anlatmaya çalıştığımız quest.net’in modern zamanlarda türeyen kişisel gelişim, etkilime teknikleri, çekim yasası gibi sapkın metotlardan sonuna kadar beslenip eğitim sistemini bunlarla beraber inşa etmesidir. Quest.net, modern algının bu gibi tekniklerle oltaya geleceğini iyi bilir!

Sistemin üyeleri diyebilirler ki “biz kimseyi ikna etmeye çalışmıyoruz, sadece insanları davet ediyoruz, isteyen katılır isteyen katılmaz”. Oysa kendileri de bilmektedirler ki, para kazanabilmek için birilerini mutlaka ikna etmelidirler. Üstelik ikna ettiği kişi, sağlam (!), güvenilir (!), kendi ‘etkin çevre’sini bu sisteme katabilecek dirayette olmalıdır. Hatta ikna aşaması tamamlanıp denek (üye) sisteme girmeyi kabul ettiğinde, lideri ondan sisteme kaç kişi tanıtabileceğine dair sorular sorar. Ve günde/haftada bu işe ne kadar vakit ayırabileceğini söylemesini ister. (onlar taahhüt diyorlar) Çünkü bu aldığı bilgilere bağlı olarak lider altına baskı uygular. Eğitimlerde, liderlerden, sisteme yeni katılanlardan bu bilgileri edinmeleri özellikle vurgulanır. Böylece lider altına ne kadar baskı yapabileceğini ayarlar. Örneğin, üye haftada üç gününü ayıracağını söyledi ama bunu aksattı, lideri daha önce edinmiş olduğu ‘üç gün’ bilgisi neticesinde baskı uygular, onu uyarır. Sistem mimarları bunun neticelerini iyi bildiğinden “herkese verdiği söze göre baskı uygulayın” talimatı vererek hem baskı unsurunu işletir, hem bireyin bunalmasını engellemeye çalışır, hem de ‘söz vermek’ gibi ahlaki bir etkiden beslenir. Kendini ‘işinin patronu’ sanan zavallı üye, üstünde onlarca etkinin, yönlendirmenin, kullanılmanın, psikolojik çatışmanın farkında değildir. Gördüğümüz gibi sistem, birçok arka faktörü kullanarak her üyeyi sistemin sağlıklı çalışabilmesi için hizmet edecek düzeyde eğitmeye çalışır.


Yazı bilgileri: Genel Yorum (RSS)  |  Geri İzleme

Bu yazıyı paylaş:

Yorum yazın: